Kekemelik

Kekemelik, konuşmanın tümünü etkileyen bir bozukluktur. Akıcı konuşmanın tekrarlamalar, uzatmalar, duraklamalar, kasılmalar ve araya ses, hece sokmalar (a, e, hım, şey, yani, hani, gibi, bu yüzden, böylece, evet …) ile kesilmesidir.



Akıcı Konuşma Bozukluğu (Kekemelik)

Kekemelik Nedir?

Kekemelik, konuşmanın tümünü etkileyen bir bozukluktur. Akıcı konuşmanın tekrarlamalar, uzatmalar, duraklamalar, kasılmalar ve araya ses, hece sokmalar (a, e, hım, şey, yani, hani, gibi, bu yüzden, böylece, evet …) ile kesilmesidir.

Kekemelerin çoğunda nefes alırken konuşmaya çalışma, nefesini bitirene kadar zorlama, nefesi tutup konuşma, yetersiz nefes alınımından kaynaklanan ilk kelimeden sonra tıkanma gibi yanlış solunum şekilleri gözlemlenmektedir. Birçok durumlarda bu belirtilere; el, ayak, baş ve yüzde görülen tik veya tekrar hareketleri ile vücut kasılmaları, el, ayak vurmaları, sıçrama, boyun atma hareketleri eşlik etmektedir.

Kekemeliği oluşturan etmenler nelerdir?

Kekemelik; çocuklarda genellikle okul öncesi yaşlarda ortaya çıkan altını ıslatma, kıskançlık, yeme bozuklukları, tırnak yeme, parmak emme gibi bir uyum ve davranış bozuklukları, tanı kriterleri arasında yer alabilir. Kekemelik; eğer herhangi başka faktörlere bağlı değilse (fiziksel, genetik…) sorunun psikolojik olduğu düşünülebilir. Psikolojik kökenli olmayan kekemelik sorununu sadece uyum ve davranış bozukluğu çatısı altında değerlendirmek son derece yanlış olur. Ayrıca kekemeliğin kökeni her ne olursa olsun süratle uzman kişiye başvurmak gereklidir. Sorunun psikolojik veya organik olması kekemeliğin seyri ve kalıcılığı üzerinde herhangi bir hafifletici etkisi yoktur.

Kekemeliğin oluşumunda; çocuklukta yaşanan endişe, gerilim ve korkularında etkili olduğu düşünülmektedir. Bu görüşe göre kişinin çözümleyemediği ve bilinç altına doğru bastırdığı ruhsal çatışma, korku yada isteklerinin sonucunda kekemelik gelişebilmektedir. Bunların yanı sıra kekeleyen çocukların aileleri üzerinde yapılan çalışmalar; ortak anne-baba tutumlarını işaret etmektedir. Bunlar anne-babanın kişilik yapılarında titizlikler, çabuk sinirlenme, çocuklardan mükemmeliyetçi beklentiler, yoğun iş temposu altında çocuğa ayrılan zamanda yetersizlikler olarak sıralanabilir.

Kekemeliği oluşturan sebepler çok çeşitli olmakla birlikte bunlar 4 ana başlık altında özetlenebilir;

Travmatik yaşantılar ve korkular

Tüp patlaması, yangın, deprem gibi olaylar
Trafik kazaları
Hastalık ve ameliyatlar
Bir kavgaya tanık olma
Hayvandan korkma
Sesle korkutulma
Aile içi sorunlar

Evdeki kavgalar ve huzursuzluklar
Çocuğa uygulanan şiddet
Anne-baba arasındaki şiddet
Kayıp ve ayrılık

Ölüm nedeniyle aileden birinin kaybı
Boşanma nedeniyle anne-babadan ayrılma
Beklenmedik seyahatler nedeniyle ayrılık
Evcil hayvan ölümü ve hayvandan ayrılma
Hatalı anne-baba tutumları

Baskıcı, aşırı disiplinli aile tutumları
Aşırı koruyucu aile tutumları
Alaycı, aşağılayıcı aile tutumları
Kekemeliğin özellikleri nelerdir?

Kekemelik kültürler arası farklılıklar gösterse bile evrensel bir konuşma bozukluğudur. Genellikle 2-6 yaş arasında, bazı çocuklarda okul çağında, nadiren de yetişkinlikte ortaya çıkabilir. Yetişkinlikte ortaya çıkan kekemelik vakalarının daha çok durakladıkları, hava akımlarındaki kesilmelerin, ses tellerine uygulanan basıncın, iletişim kurma korkularının daha yüksek olduğu ve konuşma durumlarından kaçınmanın daha çok görüldüğü saptanmıştır.

Kekemelik genel popülasyonda %3 oranında görülmektedir. Erkek çocuklarda kızlara oranla 3-4 kat daha çok görülmektedir. Büyük şehir ve kentlerde kırsal bölgelere göre daha çok kekemelik olgusu ortaya çıkmaktadır.

Genel olarak erkek çocukların kızlara göre; daha karmaşık düzeyde kekelemelerinin olduğu, daha çok kekeleyerek, daha az karşılarındakilerle göz göze gelmeye çalıştığı, iletişim kurmaktan kaçındıkları, dolayısıyla tedavilerinin de daha uzun sürdüğü belirlenmiştir.

Okul öncesi dönemde; tek tek kelimelerle konuşmaktan cümlelerle akıcı konuşmaya geçerken birçok çocukta konuşmada takılmalar, “ımm, şey, eee” gibi sesler çıkarmalar sıklaşır. Bu konuşma gelişiminin doğal bir sonucudur. Küçük çocuklarda sıklıkla görülen bu durum kekemelik olarak kabul edilmemeli ancak konuyla ilgili uzman değerlendirmesine mutlaka başvurulmalıdır.

Çünkü birçok kekemelik vakasından alınan öykülerde; çocukluk dönemlerinde kısa bir süre kekeledikleri ancak “geçer” veya “çocuklukta normaldir” düşünceleriyle ihmal edildikleri öğrenilmiştir. Varolan durumu uzman kişilerin değerlendirip bunun bir kekemelik mi yoksa akıcı konuşmaya geçerken görülen takılmalar mı olduğuna karar vermesi en uygunudur. Konuşmanın akıcılığında ortaya çıkan ses, hece ve sözcüklerde uzatmalar, tekrarlar veya duraklar oraya ses, hece sokmalarla (a, e, hım, şey, yani gibi), kişinin ne söylediğinden çok nasıl konuştuğu dikkat çekmeye başlar.

Yüz ve vücut hareketleri, kekemelikte oldukça belirgindir ve bu aktiviteler sadece çene, dil ve ağızda değil, yüz kaslarında, gövdede, kol ve bacaklarda abartılmış hareketler, tikler, kasılmalar olarak ortaya çıkmaktadır. Bu durum bireyin konuşma kusurunu önleme gayretiyle ortaya çıkmaktadır.

Kekemelikte tıpkı ait olduğu kişinin özellikleri gibi farklılıklar gösterebilmektedir. Ancak genel olarak gözlenen kekeleme tipleri şunlardır;

Seslerin, hecelerin, sözcüklerin ve cümlelerin tekrar edilmesi “ttt ta tamam” gibi.
Seslerin olağan dışı uzatılması “şşşşşimdi”
Sözcüklerin yarım bırakılması, parçalanması
Duyulabilir yada sessiz bloklar (ara vermeler)
Sözcükleri aşırı bir fiziksel gerginlikle söyleme
Patlamalar olarak adlandırılan, düzensiz soluk alıp verme, heyecan ve kararsızlığa bağlı olarak konuşmada alışılmadık vurgulamaların oluşması.
“Yani! Şey!, Ya! Aman!” gibi fazladan sözcük yada seslerin eklenmesi.
Kimi zaman sözel iletişime girmeyip sessiz kalmayı tercih edebilen kekemeler kekemeliği ne kadar ağır olursa olsun sürekli kekelemez. Kendilerini rahat hissettikleri ortamlarda, şarkı söylerken, oyun oynarken kekelemeden konuşabilirler.

Kekemeliğin Tedavisi Var mıdır?

Kekemelik tedavisi mümkün olan bir konuşma bozukluğudur. Tedavi sonuçları bireyden bireye farklılık gösterebilir. Bazılarında kekemelik tamamen ortadan kalkabilirken bazılarında ise silik belirtiler kalabilir. Kekemelik tedavisinde başarıyı etkileyen en önemli nokta; kekeleyerek geçirilen zamanının süresidir. Kekeleyerek geçirilen süre ne kadar kısaysa başarıda o kadar artacaktır.

Kekemeliğin tedavisinde davranış düzenlenmesi, nefes alıştırmaları, gevşeme teknikleri, konuşma terapisi ilkeleri (konuşmanın yavaşlatılması, konuşma başlangıcının kolaylaştırılması, ses düzey kontrolü) kullanılmaktadır.

Tedavide iki önemli anahtar nokta vardır. Birincisi; kişiye kekemeliğin şiddetinin azaltmayı öğretmek, ikincisi ise kekelemek korkusunu azaltmak ve bu korkuya bağlı engelleyici davranışları yok edip kekemeliğin sosyal yaşamdaki kısıtlayıcı özelliğini ortadan kaldırmaktır.

Kekemeliğin tedavisi özel eğitim metodlarıyla yapılmaktadır. Tek başına verilebilecek bir kekemelik ilacı yoktur. Bazen aşırı endişe, huzursuzluk ve durumun oluşturduğu depresif durumları ortadan kaldırmak için ilaç kullanılabilir.

Kekemelik sorunu olan çocuk/birey bir uzmanın kontrolünde olsa bile, anne-babalara ve çocukla etkileşimde olan herkese düşen görevler vardır.

Kekemeliği olan çocuklarda aşağıdaki noktalara dikkat etmek önemlidir.

Çocuk konuşurken, konuşması düzeltilmemelidir.
Konuşmasını dinlerken sabırsız ve sinirli davranmamalı, başka şeylerle ilgilenilmelidir.
Konuşmasıyla alay edilmemeli, çocuk küçümsenmemelidir.
Konuşmaları taklit edilmemeli, başkalarının taklit etmesi de önlenmelidir.
Dikkatini konuşmasına vermesi önlenmelidir, sık sık konuşturmak, güzel konuşmasını öğretmeye çalışmak gibi davranışlar, konuşma sorununun altını çizeceği için kekemeliği arttırır.
Kendine güven kaybını önlemek için diğer alanlarda yaptığı olumlu şeyler övülmeli, küçük sorumluluklar vererek yaptıkları onaylanmalıdır.
Anne-baba olarak aşırı baskıcı ve koruyucu tutumlardan uzak durulmalıdır.
Çocuk, kardeşlerle ve diğer çocuklarla kıyaslanmamalıdır.
Çocuk, sık sık eleştirilmemeli ve azarlanmamalıdır.
Heyecanlandığı durumlarda sakinleştirmeye çalışılmalıdır.
Başkalarına onun yanında kekemeliğinden söz edilmemelidir.

Kaynak: Terapi İstanbul


Facebook'ta Paylaş
  www.babayiz.biz ® | 2009 | info@babayiz.biz
Tüm hakları saklıdır. Bu sitedeki hiçbir bilgi kaynak gösterilmeksizin kullanılamaz.